kralve 62 cumhurbaşkanı var.
Düşmana diz çöktüren lider.''Milletin Efendisidir" dediği köylülerle birlikte memleket meselelerini konuşuyor.Onlardan biri gibi.Onların yanıbaşında.Bir taşın üstünde dikkatle dinliyor onları.Ve
bir milleti uyandıran lider, o milletle birlikte yürüyor atiye
1930'un Kasımında çekilmiş bu o an.Sivas'ta bir genç bir sorununu paylaşıyor Ata'sıyla.Bir dilekçe
yazmış ''O bizim liderimiz.Bir çözüm bulur'' diyerek hemen yanına koşmuş.Ve işte o lider.Milletin.
Halkın lideri.Çok önemsiyor bu genci.Dilekçesini inceliyor ve yakından ilgileniyor.
O sadece bir asker.Bir devlet adamı değildi.O her anlamda bir öğretmendi.Matematik.Geometri.
Tarih bilgisiyle yeni nesli Yeni Türkiye Cumhuriyeti'ne yetiştirdi.İzmir Atatürk Lisesi'nde bir
Şubat 1931'de öğrencilerle matematik dersindeydi.Kendine güvenen.Kendinden emin duruşuyla
tam bir başöğretmendi.
1929'un 15 Eylül günüydü.Mustafa Kemal ve arkadaşları Yalova'daydı.Atatürk yolda gördüğü 9
yaşlarındaki bir çocuğa yolu sordu.İşte o çocuk Sığırtmaç Mustafa'ydı.Birgün sonra Mustafa'yı tekrar
buldu ve himayesine aldı.Okuttu.Her iki Mustafa takım elbiseleriyle 15 haziran 1930'da sohbet
ederken böyle yansıdı o an'a
Manevi çocuklarından biri de Afet İnan'dı Atatürk'ün.Ekim 1925’te izmir’e geldiği günlerde bir
lkokulda karşılaşmıştı Afet Hanım'la.Afet İnan'ın isteği, öğrenimini sürdürmek ve yabancı dil
öğrenmekti.Atatürk de O'nu İsviçre'ye gönderdi.Bu fotoğraf da 27 Ağustos 1934'te İzmir Vapuru'nda çekilmiş.Modern.Çağdaş Türkiye'nin lideri Afet Hanım'la dans ederken
Her zaman çağdaş.Her zaman şık ve karizmatikti. Ama o hep bizden biriydi.Samimiydi.Cumhuriyet'in
10'uncu yılı kutlamaları için sunulan sayfalar dolusu sloğanı okumuş ve birinin altını
çizmişti. 'Bunu beğendim'' demişti.O slogan şöyleydi: ''Atatürk, içimizden biri.''İşte içimizden
biri Atatürk o anda Kızılcahamam'da yere bağdaş kurmuş dinleniyordu.

Cumhuriyeti kuran.Devrimleri yapan ve Türk halkının yönünü çağdaş dünyaya çeviren Atatürk sık
sık yurt gezileri yapardı.İşte o gezilerden birinde çekilmiş bu o an.Türk kadınına hak ettiği çağdaş
değerini kazandıran Atatürk'ün çevresi yine o çağdaş türk kadınlarıyla çevrelenmiş.
Ölümünden önceki yıllardı.Hastaydı.Ama durup dinlenmeden çalışmaya devam ediyordu
Türkiye Cumhuriyeti'nin geldiği yeri yeterli bulmuyor.Çağdaş medeniyet seviyesinin üstüne
çıkarmak istiyordu.Yorgundu.Ama biliyordu.Bu işte yorulmak yoktu.Zira O'nun yolundan devam
edecek bir nesil düşlüyordu.Siyah-beyaz bir ülkeyi.Karanlıklar içindeki bir ulusu işte böyle renkli bir hale getirmişti.Yola devam etmek gerekirdi